BALKANLARDAN
TÜRKİYE'YE GÖÇLER
Yunanistan'dan. 1820'de Mora isyanından sonra, Sakız,
Girit, Epir ve diğer adalardaki Türklerin korunması, Osmanlılar için büyük
bir mesele oldu. Avrupa'dan gelen gönüllü askerlerle Rum çeteciler, Teselya
ve Ege adaları ile Mora'da oturan Türk ve Müslüman halka zulmetmeye başladılar
ve 32 000 Müslüman Türkü öldürdüler. Rusya ile İngiltere arasında yapılan
anlaşma (1826) ile bağımsız Yunan devleti kuruldu ve Müslüman halkı Yunanistan'dan
çıkarma kararı alındı. Mora'da bulunan Türklere ait arazi satın alınacak,
halk, Osmanlı Devletinin bir kısım bölgelerine göç edecekti. Bu teklif
Osmanlı Devleti tarafından reddolununca, Rus-İngiliz baskısına Fransızlar
da katıldı. Osmanlı donanması, Navarin'de yakıldı (20 Kasım 1827). Fransızlar,
karaya asker çıkardılar. 1828'de Rusya da harp ilan edince, Osmanlı Devleti,
zor durumda kaldı. Edirne'ye ve Erzurum'a kadar Osmanlı toprakları saldırıya
uğradı. Anadolu'ya göç başladı. İmzalanan Edirne Antlaşması'yla (1829)
savaş son buldu. Yunanistan, Osmanlı Devleti tarafından tanındı. Bölgedeki
Türklerin göç anlaşması İstanbul'da kabul edildi (1830). II. Mahmud Han,
bu antlaşmayı önce kabul etmek istemedi, fakat İngiltere ve Fransa'nın
baskısıyla, Mora'da oturan Türklerin altı ay içinde burayı boşaltmaları
istendi. II. Mahmud Han, Mora'da daha fazla kan dökülmesini istemediği
için, antlaşmanın şer'i şerîfe aykırı olmadığına dair şeyhülislâmdan fetva
aldı, sonra Mora'dan Türk göçü başladı. Girit'te Rum katliâmı şiddetlenince
(1864), buradaki Türk halkı zor durumda kaldı. Neticede Girit'ten Anadolu'ya
ve İstanbul'a 60 000 kişi göç etti. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Yunanistan'daki
Türklerden bir kısmı, Anadolu'ya göç ettiler. Kurtuluş Savaşı'nı takip
eden Lozan Antlaşması hükümlerine göre yapılan mübadele sonunda, Türkiye'ye
pek çok Türk ailesi göç etti (1923-1933 yılları arasında 384 000 kişi).
Göçler, 1934-1960 arasında da devam etti 23 788 kişi Türkiye'ye geldi.
1960-1970 arasında 2081 kişi Yunanistan'dan Türkiye'ye yerleşti.
Bulgaristan'dan. Rusların 1828'de Tuna'yı aşarak Edirne'ye
kadar gelmesi ve Bulgarları Türklerin üzerine saldırtması sonucunda bozguna
uğrayan şehir ve kasabalardan, perişan halde 30 000 Türk, Türkiye'ye göç
etti. 1876'da Rusya, Almanya ve Avusturya tarafından Balkanlar bölündü.
Avusturya, Bosna-Hersek'i aldı, ayrıca Bulgarlara ve Sırplara, Rusya himayesinde
bağımsızlık verildi. Aynı yıl Bulgarlar, Türklere karşı şiddet hareketlerine
giriştiler; buradaki Türkleri korumakla görevli Türk ordusunun hareketi,
Avrupa devletlerinin müdahalesiyle durduruldu. Binlerce Türk, Edirne,
İstanbul ve Anadolu'ya göç etti. 1877 Osmanlı-Rus Savaşından sonra yapılan
Berlin Antlaşması'yla Bulgaristan devletinin kurulması kabul edildi. Bu
durum, Bulgaristan'daki Türkler için kötü oldu ve 1876-1878 yılları arasında
200 000 Türk Edirne ve civarına yerleşti. 300 000 göçmen, Rumeli'den Anadolu'ya
geçti. 75 000'i Halep ve Şam'a, 25000'i Adana'ya, 10 000'i Konya ve Kastamonu'ya,
10 000'i Kıbrıs'a yerleşti. Sivas, Amasya ve Diyarbakır'a beşer bin kişi,
Cezayir'e 500 kişi gönderildi. Kuzey Bulgaristan'dan göç eden bir kısım
Türkler, Rodoplar'da Ruslarla çarpışan Pomaklarla birleştiler. Birçok
silâhlı saldırıya uğrayan göç kafilesi, ağır kayıplar vererek Türkiye'ye
gelebildi. Doğu ve Batı Trakya ile İstanbul göçmenlerle doldu.
Birinci Dünya Savaşında Bulgaristan, Türkiye'nin müttefiki olunca, göç
eden kafilelere bazı kolaylıklar gösterdi, fakat ellerindeki mal ve mülkün
bedelini değerinden çok düşük olarak ödedi.
1885-1923 yılları arsında Türkiye'ye 500 000 kişi göç etti. 1927'den
sonra yeniden şiddet hareketleri görüldü. Deliorman Türkleri, Bulgaristan'dan
Türkiye'ye göçü göze alamadılar ve 1930-1933'te Romanya'ya, buradan da
Köstence yoluyla Türkiye'ye geldiler. 1923-1933 yılları arasında göç edenlerin
sayısı 101 507'dir. Yine Bulgaristan'dan 1934-1960 arasında 272 971 kişi
Türkiye'ye göç etti. 1951-1952 yıllarında Bulgarlar, 154 385 Türk vatandaşını
Edirne'ye gönderdi. Bütün bu göçlere rağmen bugün Bulgaristan'da halen
1 milyonun üstünde Türk vardır. Bu Türkler için, Bulgaristan yeni göç
planları hazırladı. Buna göre, Türkiye'de yakın akrabaları bulunan Türkler,
Türkiye'ye göç edebilecekti. 1970 yılının her ayında kafileler halinde
Türkiye'ye göçler başladı. Türkiye'ye 1960-1970 arasında Bulgaristan'dan
gelen serbest göçmenlerin sayısı 13125'tir.
Romanya'dan. Romanya toprakları, Osmanlı İmparatorluğunun
idaresindeyken, Besarabya ve Kırım'dan onbinlerce Türk buraya yerleşti.
1806-1812 Osmanlı-Rus savaşlarında, Rus orduları Tuna'yı aşarak Şumnu'ya
kadar ilerlediği sırada, Akkerman, Bender, İsmail kalelerinde muhasarada
kalan Türkler, Dobruca'ya; Eflâk ve Boğdan'da bulunanlar da güneye doğru
göç ettiler. Böylece gelmiş olan bu göçmenlerin sayısı, 200 000 kişiyi
aştı. Birçoğu da Anadolu'ya ve özellikle Eskişehir'e yerleşti. 1826'da
yapılan Akkerman antlaşmasıyla, Müslüman ve Türklerin bu bölgede oturması
şartlara bağlandı. Besarabya, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşından sonra Rusların
eline geçti. Dobruca, Rumenlere verildi. Devam eden Rus saldırılarından
zarar gören Türkler, göç etmeye başladılar. Sonraki yıllarda Dobruca'dan
80-90 000 Türk, yurtlarını terk ederek Anadolu'ya yerleştiler. Bölgede
kalan Türklerin Romen ordusuna alınmak istenmesi üzerine, Türkiye'ye yeniden
göç başladı (1883). 1899'daki kıtlıkta Türk ahâli, Tulça sancağından Köstence
ve Tulça yoluyla, denizden Anadolu'ya geçtiler. 1900-1923 arasında, göçlerde
bir azalma görüldü. 1923'ten sonra, Dobruca'dan yeni göçler başladı. 1923-1933
arasında 33 852 kişi göç etti. Türklerden boşalan yerlere yerleştirilen
Makedonyalı Ulahlar, takındıkları sert tavırlarla, Türk halkını fazlasıyla
rahatsız ettiler. Bu durum, yeni Türk göçlerine sebep oldu. 1934'te 15
321 kişi göç etti. Romen hükümeti ile yapılan anlaşmalarla, göç işleri
bir düzene sokuldu. 1935-1939 arası, toplam olarak 64 570 kişi göç etti.
Romanya, 1939'da güney Dobruca'yı Bulgarlara bıraktı ve burada kalan 8000
Türk, 1952'de Türkiye'ye gönderildi. 1934-1960 yılları arasında Romanya'dan
göç edenlerin sayısı 87 476'dır. Bu göçmenler, Trakya, Batı Anadolu ve
diğer bölgelere yerleştirildiler. 1960-1970 arasında Romanya'dan 271 serbest
göçmen geldi.
Yugoslavya'dan. 1804'te isyan eden Sırpların şiddet
hareketleri sırasında, Semendire'ye bağlı yerlerde Türklere karşı girişilen
katliâmdan kaçanlar, Rumeli ve Bosna-Hersek'e göç ettiler. 1806-1812 Osmanlı-Rus
savaşının başlamasıyla Ruslardan yardım gören Sırplar, Türkler üzerindeki
şiddet hareketlerini ve baskıyı daha da arttırdılar. Bu sırada kaçabilen
Türkler, Manastır, Üsküp ve Kosova'ya yerleştiler. 1826'da imzalanan Akkerman
antlaşmasıyla, 150 000'e yakın Türk, Sırbistan'dan çıkarıldı; Belgrad
ve diğer Türk kalelerinden 15 000 kadar Türk, Anadolu'ya göç ederek Sakarya
ırmağı çevresine yerleşti. 1908-1923 yılları arasında 300 000, 1923-1933
arasında da 108 179 Türk, Türkiye'ye göç etti. Yugoslavya'daki rejim değişikliğinden
sonra da göç hareketleri devam etti. 1934-1960 yıllarında 160 922 kişi
Türkiye'ye yerleşti. Yugoslavya'dan göçler, daha sonraki yılarda da yakın
zamana kadar devam etmiştir. 1960-1970 arasında 43 753 serbest göçmen
gelmiştir. |